Emin Çapa’dan Ekonomi Alanında Kariyer Hedefleyen Öğrencilere Tavsiyeler!

 

Emin Çapa’yla geçtiğimiz yıllarda yaptığımız bir röportajda kendisine  “Ekonomi alanında kariyer düşünen arkadaşlara, öğrencilere ne gibi tavsiyeler verebilirsiniz?” diye sorduk. İşte yanıtı:

Öncelikle ben mutlaka üniversite değiştirilmesini öneriyorum. Lisansüstü yapacaklarsa yurt dışına çıksınlar. Bunun nedeni de şu: Her üniversite bir kültür. ODTÜ’nünki ayrı bir kültür, Boğaziçi’ninki ayrı, Marmara’nınki ayrı bir kültür. Bu kültürleri görmeniz gerekir. Bu yüzden kesinlikle ve kesinlikle yurt dışına çıkmanız gerekir. Başka dünyalar da görmeniz gerekir. Stephen King’in Kara Kule diye nefis bir kitabı var ciltler halinde. “Nehir roman” derler ona. Herkese tavsiye ederim. İnsanı tanımak istiyorsanız nefis bir şey. Kapağı da çok güzel, içi de çok güzel, dolu dolu. Kara Kule serisinin bir bölümünde çocuk babası yerine koyduğu bir kahramanla bir yerden geçiyor. Kahramanın da bütün hayatını adadığı bir şey var. Çocuk ölüm tehlikesiyle karşılaşıyor. Eğer kahraman çocuğu kurtarırsa hayatının amacından vazgeçecek. Bir anlık bir şey o. Ama çocuğu kurtarmazsa da vicdanıyla baş başa kalacak. Çocuk bunu fark ediyor ve şöyle diyor: “Öyleyse git. Bundan başka dünyalar da var.” ve kendini bırakıyor uçurumdan aşağıya, onu o vicdan azabıyla sıkıştırmamak için. Ben de bunu söylüyorum. Gidin! Bundan başka dünyalar da var. Kimse sizi sıkıştırmasın. Tabi ki burası sizin ülkeniz, aileniz burada. Tabi ki sizi seviyorlar, siz de onları çok seviyorsunuz. Mesela oğlum haftaya Çarşamba gelecek. Ağzım kulaklarımda. 25 yaşında benim oğlum. Ama ben oğlumu haftada bir kereden fazla aramıyorum. Niye? Sürekli denetleyen baba olmamak için. O bir şeye ihtiyacı olursa ya da zorda kalırsa beni arar zaten. Ben çocuğumu malım olarak yetiştirmedim. O benim malım değil. Türkiye’de şöyle bir anlayış var: Yaşlılığımızda bize bakacak. Ya niye baksın sana? Gençliği onun. Gezsin, tozsun, hayatını yaşasın. Çünkü bizim kendimize bir birikimimiz yok, o yüzden böyle. Bırakın çocuklar gitsin, siz de gidin. Çok güzel dünyalar var. Afrika çok güzel bir yer. Güney Amerika şahane bir yer. Asya! Benim bugün öğrencilere tek tavsiyem şu. Yüksek lisans yapacaksanız Asya’ya bakın. Singapur, Hong Kong, Kore, Japonya, Hindistan… Amerika’da staj yapacağınıza Malezya’da yapın daha iyi. İngiltere’de staj yapacağınıza Endonezya’da yapın. Bir kere şunu düşünün. ODTÜ’den mezun insanları işe alacağım. Bir de yurt dışında yüksek lisans yapmış olmasını istiyorum. Yüz kişi başvuruyor. Sizce bunların %99’u nereden? Amerika’dan ya da İngiltere’den. Sizden gidenlerin hepsi oralara gidiyor. Ama içlerinden belki bir tane Kore, Japonya, Singapur ya da Hindistan gelir. Anında diğer CV’lerin içinden sıyrılır. Bugün Çin’de staj yapmış bir çocuk dünyanın her ülkesinde çatır çatır iş bulur. Ben bunu altı yıldır söylüyorum. Ben oğlumu staja yolladım. Oğlum Carneige Melon’un Şangay kürsüsünde bir dönem kaybetti, okulu uzadı. Uzasın. Önümüzdeki yıl için benim oğlum dört yere başvurdu. Bir tanesi Çin’de, bir tanesi Singapur, bir tanesi Hong Kong, bir tanesi Kore’de. Değişim öğrencisi olacak master sırasında. Niye? Görüyorum, üzerime bir Transatlantik geliyor. Sorunuz şu: “Neden seni işe almayayım da bunu alayım?” “Şu an seni ondan ayıran nedir?” “Farklılığın nedir?” “Niçin Emin Çapa CNN Türk’ün ekonomi müdürü de bir başkası değil?” Bir farklılığının olması lazım iş verenin gözünde. Yaptığım işte bir farklılık yaratmalıyım. Bu farkı sen yaratırsın. Interrail ile gezin, Erasmus! Ben anlamıyorum bu çocuklar Erasmus’tan neden bu kadar az yararlanıyor? Gidin. Hamburger pişirin. Ne bilim benzincide çalışın. Bulaşık yıkayın, ben yıkadım. Bir şeycik olmaz. Gidin, gidin yani. Asya’ya gidin. Bundan 10 yıl sonra Asya’da staj yapmış olmak çok değerli olacak. O kadar çok şirket alıyor ki. Çünkü biz orada nezih insanlar sayılıyoruz, Avrupalı sayılıyoruz. Bir Türkün en Avrupalı sayıldığı yer Çin. Sizi almak için can atıyorlar. Hindistan’da, Vietnam’da staj yapın. Geliyor! Vietnam, uçarak geliyor! Arjantin’de yapın, Şili’de yapın. Bir çocuk geliyor ve bana diyor ki: “Ben Paris’te altı ay staj yaptım.” Bir çocuk da geliyor bana diyor ki: “Ben Şili’de altı ay staj yaptım.” Allah’ım! Hemen onu işe alıyorum. Çünkü diğerinden çok. Paris’te bilmem ne yapmış, dolu! Paris buradan 3 saat uzaklıkta. Şuradan biniyorsun uçağa, 3 saat 20dk sonra Paris’tesin. Şili! Bir çocuğun zihninin Şili’ye kadar, ekvatoru geçmiş bu çocuk, uzanmış olması bile bana bir şey söylüyor. Bu çocukta acayip bir cehver var. Taa Şili’ye kadar uzatmış zihnini. Bu bir şey söylüyor. Bunları siz, ODTÜ öğrencileri, yapamayacaksanız kim yapacak? Bu ülkede ODTÜ öğrencileri böyle düşünmeyecekse kim düşünebilir, kim yapabilir? Kimse yapamaz. Bunu yapabilecek olan sizsiniz. Ben olsam Şili büyükelçisini çağırırım etkinlik olarak. Sizin ülkenizde nasıl staj yapabiliriz? Eğitim olanakları var mı? Türk çocukları oraya gidip bir sömestr okuyabilirler mi? İngilizce okullar neler? Arjantin büyükelçisini çağırırım. Ankara’dasınız, İstanbul’da değilsiniz. Biz çağırsak çağırsak konsoloslukları çağırabiliriz. Siz gayet güzel çağırın. Arjantin büyükelçisini, Vietnam büyükelçisini, Singapur büyükelçisini çağırın. Çin büyükelçisinin eğitim ateşesi var Ankara’da. Onu çağırırım ben olsam. Kore’yi çağırırım. Bayılıyorlar ülkelerini tanıtmaya. Çağırırım Kore büyükelçisini, anlatsın eğitim nasıl olur, neler yapabilirler? Ben sizin yerinizde olsam kulüp olarak iki üç kulüp bir araya gelip “Kore’de eğitim olanakları”, “Kore’de burs olanakları”, “Kore’de staj olanakları” gibi konularda bilgi veren bir etkinlik hazırlarım. Haa biliyorum ki sizin arkadaşlarınızın birçoğu belki gelmeyecek, az gelecekler. Ama sizin onları ikna etmeniz lazım. Birilerinin bunları yapması lazım ve ODTÜ’lüler yapamayacaksa Allah aşkına kim yapacak? Japonya’da Fukoşima Santrali kıyameti koptuktan sonra Almanya bütün nükleer santrallerini kapatma kararı aldı. Ki Merkel nükleer santrallerinin ömrünü uzatma kararı almıştı. Ama Alman mühendisler şunu sordular: “Japonlar yapamazken kim yapabilir? Japonlar yapamazken biz yapabilir miyiz?” Bu da öyle. ODTÜ’lüler yapamazsa kim yapabilir arkadaşlar? ODTÜ’lüler yapamazsa benim bu ülkeye dair bütün ümitlerim bitsin. Benim ümitlerimi ODTÜ’lüler, Boğaziçililer, İstanbul Üniversiteliler ayakta tutuyor. Sizsiniz, siz yapacaksınız. Siz yapamazsanız kimse yapamaz.

 

Emin ÇAPA